Gebelik ve Stres

Gebelik anne ve baba için heyecan verici ve neşeli bir dönemdir.Ancak günümüzde anne adaylarında stress ,depresyon,anksiyete giderek artmaktadır.Özellikle planlanmadan oluşan gebeliklerde bu durum daha belirgindir.Ayrıca kariyer peşinde koşan kadınlar,çalışma koşullarının zorluğu da stress altında kalmayı kolaylaştırır.Gebelik sırasında stress ve anksiyete gebeliği ve doğacak çocuğu olumsuz etkilemektedir.

Annedeki stress beyindeki hipotalamustan CRH ( kortizol serbestleştiren hormon) salımını arttırır.CRH hormonuda hipofizden ACTH denilen bir başka hormonun artımına yol açar.ACTH ta böbrek üstü bezinden kortizol yapımını arttırır.Kortizol hormonunun bağışıklık sistemini baskılayıcı etkileri dışında büyùmeyi sağlayan hormonları etkilediği,vücutta tuz ve su tutulumunu arttirdığı,tansiyonu yükselttiği,glikoz metabolizmasını bozduğu bilinmektedir.Kortizol hormonunun doğumu başlatabileceği,erken doğuma bağlı bebek ölümlerine yol açabileceği bilinmektedir.Annede preeklampsi,bozulmuş glikoz toleransına yol açabilir.Bebekte düşük doğum ağırlığı maternal stress altında kalan bebeklerde sıklıkla görülür.

Stress altında kalan anne bebeklerinde ileri vadede Tip 2 diabet,obezite,hipertansiyon,konsantrasyon bozuklukları,sinirlilik gibi davranıs bozuklukları genel popülasyona göre daha sık görülür.

Stressle başa çıkmanın yollarını aramak gerekir.Bu konuda ailenin diğer bireylerinin anne adayına yardımcı olması,gerekirse psikiyatrik destek almak,meditasyon ve gevşeme tekniklerinden yararlanmak gerekir.