Kısırlık Yapan Enfeksiyonlar

infİnfertilite yani  kısırlık sebebini araştırmaya  yönelik yapılan çalışmaların bir kısmı genital kanal enfeksiyonlarının sperm sayı, motilite ve morfolojisine etkisini gösteren incelemelerdir. Yapılan çalışmalar insan sperminin bir grup organizmaya ve mikroplara hassas olduğu gösterilmiştir. Subklinik yani hiç belirti vermeden seyir gösteren birçok enfeksiyon sperm motilite ve canlılığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bunlar arasında en çok Chlamydia trachomatis, Ureaplazma urealyticum ve Mycoplasma enfeksiyonlarının fertilizasyonu  ve  döllenmeyi olumsuz etkilediği belirtilmektedir.Chlamydia trachomatis  cinsel  yolla en sık bulaşan bakterilerdendir.
Chlamydia sperme yapışabilmekte ve kadın genital sisteminde ciddi tubal hasara yol açabilmektedir. Chlamydia enfeksiyonları asemptomatik oldukları yani hiçbir bulgu vermedikleri için bu, özellikle önemlidir. Kadında Chlamydia ve Ureaplazma enfeksiyonları tubaları etkileyerek önemli bir infertilite nedeni olduğu halde erkekte sperm değerlerine  etkisi ve erkek infertilitesindeki rolüne ilişkin yapılan çalışma sonuçları birbirleri ile uyumsuzdur ve bu konuda değişik görüşler mevcuttur. Fakat bu enfeksiyonların erkekte sperm kalitesini bozması yanında antisperm antikor oluşumuna da etki ettiği bilinmektedir. Şüphe durumunda hem erkekte hem de kadında bu enfeksiyonları araştırmaya yönelik kültür incelemelerinin yapılması göz ardı edilmemelidir.

Klamidya (Chlamydia trachomatis) Enfeksiyonu

Cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar arasında ise en sık görüleni chlamydia trachomatis adlı bakteri tarafından oluşturulan ve Klamidyoz olarak adlandırılan hastalıktır. Klamidya 25 yaşın altındaki kadın ve erkeklerde en sık görülen cinsel hastalıklardan biridir. Ayrıca taşıyıcılık oranı yüksektir ve hastaların büyük bir kısmı bundan haberdar değildir.  Bu bakteri insan vücudunda gözkapağının içindeki,idrar yolu, rahim ağzı ve  fallop tüplerindeki mukoza adı verilen iç tabakayı hedef alır. Ayrıca makat ve  boğaz mukozasına da yerleşebilir. Sosyo-ekonomik yapısı zayıf toplumlarda ve   birden fazla partnerli yaşayan gençlerde daha sık görülmektedir.
Klamidiya nasıl bulaşır?
Klamidya cinsel birliktelik ile  geçer. Vaginal akıntının ,prostat salgısının ve meninin içinde bulunup çiftler bu bakteriyi prezervatifsiz cinsel ilişki ile birbirlerine geçirmektedirler.
Klamidya enfeksiyonu hangi belirtileri verir?

Kadınların büyük bir bölümünde belirti vermez, genellikle taşıyıcıdırlar.
Vajinal genellikle kokusuz akıntı görülür.
Kasık ağrısı mevcuttur.
Ağrılı cinsel ilişki yakınması ile başvurabilir.
İdrar yaparken yanma,ağrı görülür.
Kısırlık klamidyanın tedavi edilmediği durumlarda tüplerde meydana gelen harabiyet ile oluşur
Tanısı nasıl konur?
Jinekolojik muayene ile tanıyı koymak genellikle zordur. Laboratuvar incelemesi gerekmektedir. Vajina ve rahim ağzından ayrı ayrı  alınan kültürlerin laboratuvarda mikroskobik incelemesi veya kültür yapılması ile tanı konulur. Ayrıca enzim immun assay (EİA) ve polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) gibi testlerle antijen araştırması yapılmaktadır.
Klamidya hangi hastalıklara sebep olur?

Klamidya tedavi edilmeyecek olursa fallop tüplerine yerleşerek burada  iltihap ve yapışıklıklara yol açar. Fallop tüplerinin  iltihabının başta gelen nedeni tedavi edilmemiş klamidyadır.
 
Pelvik enfeksiyon olarak isimlendirilen ve tüm genital organları tutan enfeksiyöz hastalıkta klamidya sıklıkla gözlenmektedir.
 
Fallop tüplerindeki yaygın  iltihap tıkanıklara yol açarak  kısırlığa neden olabilmektedir.
 
Klamidya enfeksiyonuna bağlı fallop tüpü aşırı derecede hasara uğradığından  dış gebelik tehlikesi artmaktadır.
 
Klamidya enfeksiyonu olan gebe bir kadın bu bakteriyi doğum sırasında çocuğuna bulaştırabilir. Bakteri çocukta göz iltihabı ya da pnömoniye yol açar.Yeni doğanda enfeksiyon ve ölümlere de sebep olmaktadır.
 
Bu hastalık erkeklerde epididim iltihabına neden olabilir. Epididim iltihabının belirtileri hastalığın etkilediği erbezinde hassasiyet veya aşırı ağrı ve şişkinliktir.
Klamidia tedavisi nasıl yapılmaktadır?
Antibiotiklere çok kolay cevap verir. Nadiren özellikle pelvik enfeksiyonlarda veya  yenidoğanda  antibiyotiklere direnç göstermektedir. Tedavi antibiyotiklerle yapılır, ve ana prensip eşlerin birlikte tedavisidir.Geçtiğini anlamak için kontrol vajinal kültürü tavsiye edilmektedir.
Klamidya enfeksiyonlarından korunmak mümkün müdür?
Tedavi kadar korunma da önemlidir. Hastaların büyük bir kısmında belirti vermediği için genellikle tedaviye geç kalınmaktadır. Tek eşli yaşam ,prezervatif kullanımı ve 6 ayda bir düzenli jinekolojik muayene önemlidir.

 Mycoplasma Ve Ureoplasma İnfeksiyonu

Mycoplasma ve ureoplasma  çok küçük mikroorganizmalar olup hem erkekte hem de  kadında genital enfeksiyonlara  sebep olup doğum esnasında anneden bebeğe geçerek yeni doğan bebekte enfeksiyona sebep olabilmektedirler. Sadece cinsel ilişki ile değil normal ortamdan bulaşma yolu ile de geçebilmektedirler.
Belirtileri nedir?
Mikoplazma ve üreoplazma enfeksiyonu genellikle herhangi bir belirti vermez ve yapılan vajinal kültürde saptanırlar. Erkekte üretrit yapabildiği gibi kadınlarda da benzer belirtileri ile idrar yolu şikayetlerine sebep olurlar. Yalnız başlarına vajinit  ve akıntıya sebep olmazlar. Genellikle başka bir mikrobun sebep olduğu vajina enfeksiyonda ek olarak bulunurlar
Hangi  hastalıklara sebep olabilirler?

Kadın ve erkekte üretrit, idrar yolu enfeksiyonu,böbrek iltihabı
Erkekte sperm bozukluğu ,kısırlık
Genital enfeksiyon,pelvik enfeksiyon
Düşük ,tekrarlayan düşükler
Erken doğum,suların erken gelmesi
Gebelikte rahim , bebek ve plasentayı etkileyen enfeksiyon, koriyoamnionit
Eklem iltihapları
Yara enfeksiyonu.
Mikoplazma ve Ureoplasma tanısı  nasıl konur?
Tanı sadece  vajinal kültür ile konulabilmektedir.Vaginal  örneklerin uygun besiyerlerine ekilmesi ile oldukça güç ve yavaş üreyen  kültür yapılabilmektedir. Antijen ya da antikor belirleme yöntemleri daha çok kullanım alanı bulmuştur.
Tedavi nasıl yapılmaktadır?
Bazen antibiyotiklere direnç gösterdikleri için en doğrusu vaginal kültür ile birlikte yapılan antibiyogramda belirtilen ilaçların kullanılarak tedavilerinin yapılmasıdır. Tedavi bittikten 7 gün sonra tekrar kültür alınıp geçip geçmediği kontrol edilmelidir. Eğer devam ediyor ise bir kez daha antibiyotik kullanıp kontrol kültürü yapılmalıdır.